Devrim Düşünün Ozanı: Kemal Özer*

Etiketler:
Kapitalizmin gerçekleri, sosyalizmin göstergeleridir.**

Kemal Özer şiiri, güncelliğe fazlasıyla ağırlık verdiği için de eleştirilmiştir zaman zaman. Bu eleştirinin arkasında, “güncel” gelip geçicidir, dolayısıyla da şiirin (sanatın) “kalıcılığı” ile birlikte düşünülemez, sonuçta sanatın nihai amacı “kalmak”tır ve güncel olan bunun için temel koşulları sağlayamaz” anlayışı ve süregidenin, va rolanın değişmeyeceği, değiştirilemeyeceği düşüncesi yatar. Burada tutuculaşmış sınıfın eğilimlerinin izleri vardır aslında.

Oysa gerçekçinin güncele yaklaşımı bu anlayışla biçimlenmez. Bu anlayış her şeyden önce “değiştirilemez” olanın, bu değiştirilmez gibi gözükenin değiştirilebilir olduğu savıyla biçimlenir. Güncel bir olgu, yaşanan ilişkilerin temel karakterini yansıtan ve sistem içinde sürekli üretilen başat insani sorunların bir yansıması olabilir ve çoğunlukla böyledir de. Aynı zamanda bu ilişki doğru bir perspektifle kurulduğu zaman gerçekçi sanatçının o güncel olguyu ortaya çıkaran tarihsel birikimi de görmesini sağlar. Böylece o, değiştirilemez gibi gözükenin tarihi boyunca nasıl değişimlerden geçerek bugüne geldiğini, bugün nasıl biçimlendiğini ve bunun sonucunda da nasıl değiştirilebileceğinin de verilerini elde eder. Gerçekçi sanatçı gerçeğe, değişimlerin gerçeğini anlayarak

Kemal Özer; Sahtenin Bolluğunda Gerçeğin Yüceliği

“Atımı/bir yerde durmamanın/ güzelliğine bağladım” diyor bir şiirinde Kemal Özer. Çok doğru bir yerde durarak böyle diyor.
Her şeyin sahtesinin arttığı bir zamandayız. Rakının sahtesi öldürücü. Şairin sahtesi de öldürücü. Ancak, bedeni değil ruhlarımızı öldürür sahte şiir. Sahici şairlerin değeri daha bir artıyor bu zamanda. Kemal Özer gibi şiir emekçileri ruhumuzu ve vicdanımızı temize çekiyor.

Kemal Özer bir şiir emekçisidir. On beş kitaplık bir şiir bütünü ile emekçi nitelemesininden fazlası gerekiyor onun için. Şiirin dışında, seçme, derleme, çeviri, çocuk, öykü, deneme, gezi, anı, günlük, söyleşi; ellinin üstünde yapıt. Bu önemli bir toplamdır. Kemal Özer aynı zamanda yazı emekçisidir. Bunca yapıt yaratmıştır ama hiç bir zaman çok-satar olmamıştır. Çok-satar olmamakla birlikte hep çok yazar olmuştur, olumlu anlamda. Çünkü yazı ile kurulmuş bir dünyanın ortasında, dünyanın yazı ile daha iyi olacağı düşüne sahiptir.. Yapıtları bu sahipliğin kanıtları, örnekleridir.

Cumalı-Seferis GÖKYÜZÜ Kültür ve Sanat Derneği Kuruldu

Etiketler:
GÖKYÜZÜ Kültür ve Sanat Derneği 2009 yılı başlarında kurulmuş bulunmaktadır.
Haziran 2009 tarihinde yapılan ilk genel kurul toplantısında asli yönetim kurulu seçilmiş olup, çalışmalarına aktif olarak başlamıştır. Dernek kurucuları, yönetim kurulu üyeleri, Derneğin amacı ve çalışma konuları hakkında bilgi aşağıda sunulmuştur.

Dernek merkezi İzmir'de  (Urla İskele) bulunmakla birlikte, gerek Türkiye’nin, gerekse Akdeniz ülkelerinin yazar, sanatçı, akademisyen, eleştirmen ve felsefecileri ile ilişki ağları kurulması ve edebiyat, sanat, felsefe alanlarında müşterek yapılanmalar gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.

Yayıncılar Cezalandırılmaya Devam Ediyor

Etiketler:
Su Yayınları sahibi Recep S. Tatar, Mahir Çayan'ın Toplu Yazılar adlı kitabını yayımladığı için 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme kararında "Sanık tarafından hazırlanan ve sanığın sahibi olduğu Su Yayınevi tarafından Mahir Çayan Toplu Yazılar adlı kitabında yasadışı silahlı terör örgütü THKPC ve onun lideri Mahir Çayan'ın övülmek suretiyle propagandası yapıldığı anlaşıldığından..." değerlendirmesinde bulundu. Ceza paraya çevrilmedi, ertelenmedi. Yargıtay'ın kararı onaması halinde yayıncı cezaevine girecek.

Hapisteki Yazarlar Komitesi Başkanı
Halil ibrahim Özcan

Tutuklu Gazetecilere Destek...

Etiketler:
Tutuklu gazetecilere destek için duruşmaları izlenerek basın açıklamasına katılındı.

Yıllardır TMY'ye dayanılarak cezaevinde tutulan gazetecilerin bugün (26/06/2009) Beşiktaş Adliyesi'nde yapılan duruşmasına destek için gidildi ve basın açıklamasına katılındı.

Ne yazık ki hâlâ ülkemizde insanlar düşüncelerinden dolayı cezaevlerinde tutulmaktadır. Bu adaletsiz uyguluma TMY değiştirilmediği sürece de devam edecektir.

12 Eylül anayasanın geçici 15. maddesi ile kendilerini korumaya alıp binlerce insanı zindanlarda çürüten, darağaçlarına gönderen paşaların artık paşa paşa yargılanacağı günleri de görmeliyiz.

Dünyada bu zamanlar yaşandı çoktan.

Halil İbrahim Özcan
Hapisteki Yazarlar Komitesi Başkanı

Son Söz mü Akıp Giden Ellerimden

Etiketler:
Sevgili Şair, değerli üyemiz Süha Tuğtepe’nin vefatını üzüntüyle öğrendik.

1956 yılında Cide’de doğan Tuğtepe’nin ilk şiirleri Türkiye Yazıları, Broy, Varlık, Adam Sanat, Şiir Atı gibi dergilerde yayımlandı. İlk şiir kitabı, “ Yüzler ve Zarflar”, 1986 yılında Akademi Kitabevi Şiir Ödülleri’nde mansiyona değer bulundu. İkinci kitabı “Düşler ve Seyrek Zamanlar” ise 1990 Yunus Nadi Ödülleri’nde mansiyon kazandı.
Şairin yayımlanan kitapları: Sürgün Mozaik (1994), Piton Üşümesi (2000), Güzelhayvan (2005), Nişantaşı… Nişantaşı (2008)
Ve yazılmayı bekleyen nice şiiri, basılmayı bekleyen kitapları vardı Süha Tuğtepe’nin.
Sevgili şairimizin Teşvikiye Camii önünde kitap satan hayaline, dizelerine, otoriteye boyun eğmeyen kişiliğine selamla, ailesi ve yakınlarının kederini paylaşıyoruz.


PEN

Şairler Halk Ormanının Dallarıdır...

Etiketler:
İran; şiirin eski toprakları, bugün, cadde ve sokaklarıyla kana bulanmıştır. Demokrasiyi değil, baskıyı önceleyen her tür iktidar oyununun bitmesi, yerini barışa bırakması dileğiyle, hem ülkemiz, hem de dünya insanlarını, şiddetin bir an önce sona erdirilmesi için çaba göstermeye çağırıyoruz.

PEN Türkiye Merkezi
İnci Aral
Başkan


İran "PEN" Yazarlar Derneği'nin son olaylarla ilgili açıklaması 

Burma Cuntası Suu’yu Serbest Bıraksın!

Etiketler:
Aung San Suu Kyi Burma’nın hapisteki demokrasi lideri. İnsan hakları ve demokrasi yanlısı girişimlerinden ötürü 19 yılın büyük kısmını ev hapsinde geçirdi. 14 Mayıs günü gözaltına alındı. 19 Haziran Suu’nun yaş günü: 64 yaşını dolduruyor. Hapiste tutulan tek Nobel Barış Ödülü sahibi. Serbest bırakılması için sürdürülen uluslararası kampanyada PEN merkezleri de yer alıyor. Bu kampanyanın bir parçası olarak, 64 kelimelik mesajlar yazılıyor. Dayanışma sürecini izlemek ve katkıda bulunmak için bkz: www.64forsuu.org

PEN Türkiye Merkezi’nin 64 kelimelik mesajı:

Görkemli Bir Yazara Görkemli Bir Biyografi

Şebnem Sunar ve Yeşim Tükel Kılıç tarafından Almanca aslından Türkçe’ye çevirilerek, Can Yayınları’nca basılan Stefan Zweig’in Balzac biyografisi pekçok yönden incelemeye değer, çok önemli bir eser. Konuya nereden başlanacağına karar vermek ise tam bir mesele. Çünkü nereden girseniz yüksek edebiyatın, başdöndüren, yüceler yücesi bir noktasında buluyorsunuz kendinizi.

Unutulmuş, ihmal edilmiş ya da daha doğru bir tabirle ifade edersek ülkemizde başarılı örneklerine nadiren rastlayabildiğimiz çok önemli bir edebiyat türü olan biyografinin dünyadaki en büyük ustası tartışmasız Stefan Zweig’dir. Zweig’in, edebiyatın tüm diğer alanlarında verdiği çok önemli eserleri bir yana, son yıllarda art arda Türkçelerini okuduğumuz Rotterdamlı Erasmus, Macellan, Amerigo gibi biyografileri bile sözcüğün tam manasıyla birer başyapıttı. Her biri muhteşemdi. Bu değerli edebiyatçıdan, bir başka büyük edebiyatçı olan ve 19. Yüzyıl Fransız ve hatta dünya edebiyatının zirvesini teşkil eden Balzac’ın biyografisini okumak ise gerçek bir zevk. Gerçek bir edebiyat şöleni. Bu şöleni kaçırmamanızı tavsiye ederim.

PEN Türkiye Merkezi Başkanı İnci Aral'dan Dünya PEN Merkezlerine Mesaj...

Etiketler:
Dünya Yazarlar Birliği PEN’in saygıdeğer yönetici ve üyeleri;

Türkiye PEN Merkezi Başkanlığı görevini devralmış bulunuyorum. Farklı, özgün ve harika seslerle kişiliklerin bir arada bulunduğu bu büyük ailenin içinde yer almaktan büyük bir heyecan ve gurur duymaktayım.

Yazmak dünyayı değiştirebilme umudu, tüm insanlık için bir sonsuzluk vaadidir. Ancak bugün, yirmi birinci yüzyılın başında uygarlığımız hala ırk ve dil ayrımcılıkları, insan hakları ve ifade özgürlüğü ihlalleriyle sözün önüne konulan engellerden kurtulmuş değil. Sömürü, savaş ve çatışmalar bitmiyor. Daha da önemlisi her zamankinden daha tehlikeli bir biçimde doğanın tahrip edilmesinden doğan ve doğacak olan büyük felaketlerinin yakın tehdidi altındayız.
İçeriği paylaş