Uğur Pişmanlık ve Ayça Öztorun’dan ortak kitap
BARIŞ VE AYDINLANMAYA ADANAMIŞ BİR YAŞAM: İSMAİL HAKKI ÖZTORUN
Gazeteci-Yazar Uğur Pişmanlık bu kez otobiyografik nitelikte bir anma kitabı ile okur karşısına çıktı.
12 Eylül Askeri Darbesiyle birlikte Barış Derneği davasından yargılanan onlarca aydından biri olan İsmail Hakkı Öztorun üzerine bir kitap yayınladı.
Barış Derneği Kitaplığı’ndan çıkan ve Uğur Pişmanlık’ın Ayça Öztorun’un birlikte hazırladığı, Barış ve Aydınlanmaya Adanmış Bir Yaşam: İsmail Hakkı Öztorun kitabı geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bu Uğur Pişmanlık’ın beşinci, Ayça Öztorun’un ise ilk kitap çalışması.
Adana (Kozan) 1946 doğumlu İsmail Hakkı Öztorun, bir eğitim emekçisidir. Yoksul bir aileden gelen Öztorun, içinden çıktığı halkın ve ülkenin sorunlarına çözüm arayan bir aydın sorumluluğu ile mesleğini sürdürür. Gençlik yıllarında üniversitede tanıştığı sosyalizmi, öğretmenlik yıllarında Türkiye Komünist Partisi (TKP) çizgisinde sürüdür. Meslek yaşamı boyunca birçok kez sürgüne gönderilir. Memleketi Kozan’da öğretmenlik yaptığı 1974 yılında TÖB-DER yöneticisi olur ve örgütün merkez yönetiminde de görev alır.
1977 yılı genel seçimlerinde yörenin ilerici ve aydınları onu CHP’den milletvekili adayı gösterirler. Sonuç, İsmail Hakkı Öztorun Türkiye’nin en genç parlamenteri olarak TBMM’ye girer. Onun kafasında halkının ve ülkesinin içinde bulunduğu durum vardır. Bir yandan Barış Derneği yönetiminde görev alırken diğer yandan da mecliste, 1 Mayıs’ın yasallaşması, Savunma ve İşbirliği Anlaşmaları ile ABD üslerinin kaldırılması için önergeler hazırlayarak mücadele yürütür. Kendisi gibi düşünen az sayıdaki milletvekili arkadaşıyla birlikte devrimci bir çizgi oluşturma çabasıyla CHP içinde muhalif “14’ler grubu” içinde yer alır.
Hülya Soyşekerci, “Yazarlara ve Yapıtlara Yönelik Okumalar” adlı çalışmasından iki yıl sonra bugünlerde yayımladığı “Okuma Yolculukları” adlı eleştiri kitabı ile okuruna yine derin alt yapılar sunuyor ve yazınsal metinlerdeki katmanları aralamaya yönelik okuma yöntemleri öneriyor. Soyşekerci, yol ve yolculuk kavramlarını edebiyatın içinde anlamlandırırken okurunu metinler arasında öyle bir yolculuğa çıkarıyor ki okuma eylemi, onun rehberliğinde bilgi ve yorum dolu bir sürece dönüşüyor.
Bazı matemlerin sonu yoktur; ölünceye kadar sürüp gider. Öldükten sonra da bitmez. İsrafil suruna üflese de, kıyamet kopsa da, mahşer toplansa da bitmez o matem." Ölümü Gözlerinden Gördüm, İranlı çevirmen-şair Haşim Hüsrevşahi'nin kaleminden sarsıcı bir ilk roman. İran'ın batı kapısı, belleği, şairler kenti Tebriz'de yaklaşık bir asırlık zaman diliminde geçen roman; şiddetin, zulmün ve adaletsizliğin pençesindeki yaşamları, kıvrak bir dilin yalın asaletiyle anlatıyor. İnsanoğlu'nun içinde boğulduğu hırs, öfke, basiretsizlik ve acı denizinin evrensel bir dışavurumu olan Ölümü Gözlerinden Gördüm, edebiyatın yaşamı ifade etmekteki gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
Mehmet Sarsmaz’ın “toplu şiirleri” yayımladı. Şairin toplu şiirlerinin arka kapağında şu alıntılar yer alıyor:
İngiltere, A.B.D. ve Fransa’dan sonra Hindistan ve Japonya’da da yayımlanan Serdar Türkeli, Yeni Avrupa Yazını uluslararası yayınının danışmanlar kuruluna katıldı.
Bu kitapta; tarihte iz bırakmış liderlerin yaşadıkları aşk ve birlikteliklerin, onların hayatları üzerindeki rolüne eğildik. Ayrıca, liderlerin aşkları paralelinde tarihin akışına, yıkılan ve kurulan imparatorluk ve krallıkların serüvenine, modern devletlerin katmanlarına da ayna tutmaya çalıştık. Yaşanan aşkların liderlerin özel hayatlarını, bireysel dünyalarını nasıl etkilediğine odaklanırken, devletlerin ve toplumların aşkın yarattığı fırtınalardan aldıkları etkileri de ihmal etmemeye çalıştık. Daha önceki kitabımız Dâhiler ve Aşkları’nda olduğu gibi Tarihi Liderler ve Aşkları’nda da çok değerli şair ve yazarlarımız sağlam kaynaklara dayanan anlatımlarıyla bir bütün oluşturdu. Aşk’ın ve İktidar’ın yanı sıra görkemli bir tarih yolculuğuna da çıkabileceğiniz kitapta, “Aşk mı, iktidar mı?” sorusuna verilen “yaşanmış yanıtlar”ı bulacaksınız.
“Nihilist”; avangard edebiyat ve marjinal kültür alanlarında verdiği roman, öykü, oyun, deneme, hiciv gibi eserleriyle dikkatleri üzerinde toplamış Hikmet Temel Akarsu’nun, birçok ilkleri bağrında toplayan özgün bir romanı.
Faili Meçhul Öfke, aşkla ve direnerek “beklemeyi” bilenlere adanan bir roman... Beklemeyi romanda toplumsal bir niteliğe dönüştüren yazar, felsefi ve estetik yapısını da tartışmaya açıyor.
“Dağların Ardı Kimin Yurdu” bir araştırma kitabı. Etnoarkeolojik, etnografik, folklorik ve demografik bir kitap. Çoğu kez bilimsel kaynaklardan alıntılarla kimi zaman gözlemlerle Kürtlerin yaşamsal olgularını anlatan bir kitap.
“... hoyratça aransa üstümüz
