Üye Yayımı

Dâhiler ve Aşkları

Etiketler:

 

Dâhiler ve Aşkları; sanat, edebiyat, bilim ve düşün tarihinin önde gelen dâhilerinin yaşadığı aşkları, eserleri paralelinde ortaya koyan, ansiklopedik ölçekte bir biyografi kitabı. Gerek ülkemizde, gerekse dünyada -toplam olarak- bu kapsamda oluşturulmuş nadir eserlerden biri olma özelliği de taşıyan bu önemli kitap; içinde yer alan dâhilere, yaptıkları çalışmalar ve ilgi alanları açısından, oldukça yakın değerli yazar ve şairlerimizin yoğun çabalarıyla ortaya çıktı.
Kitapta yer alan yazarlar ve kaleme aldıkları dâhiler: Louis Aragon (Bahadır Gülmez), Charles Pierre Baudelaire (Bâki Ayhan T.), Ludwig van Beethoven (Halim Şafak), Yahya Kemal Beyatlı (Şeref Bilsel), Bertolt Brecht (Eren Aysan), Charles Bukowski (Zate Zatturi), Charlie Chaplin (Cengis T. Asiltürk), Frédéric François Chopin (Neval Eyüboğlu), Salvador Dali (Özcan Erdoğan), Dante Alighieri (Salih Aydemir), Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Halim Şafak), Albert Einstein (Aziz Kemal Hızıroğlu), Furuğ Ferruhzad (Haşim Hüsrevşahi), Che Guevara (Nihat Ateş), Johann Wolfgang von Goethe (Emel İrtem), Vincent van Gogh (Çiğdem Sezer), Nâzım Hikmet (Efe Duyan), Victor Hugo (Barış Behramoğlu), Franz Kafka (Asuman Susam), Frida Kahlo (Burcu Aktaş), Rosa Lüxemburg (Halim Şafak), Karl Marx (A.Galip), Wolfgang Amadeus Mozart (Aydın Büke), Friedrich Wilhelm Nietzsche (Bâki Ayhan T.), Pablo Picasso (Derya Önder), Sylvia Plath (Enis Akın), Edgar Allan Poe (Tozan Alkan), Elvis Presley (Korkmaz Uluçay), Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Onur Behramoğlu), Rainer Maria Rilke  (Yüksel Pazarkaya), Arthur Rimbaud&Paul Verlaine (Ayberk Erkay), Auguste Rodin&Camille Claudel (Derya Önder), Mevlânâ Celâleddin-i Rumi (A.Galip), Sappho (T.Ülkü Tekten), Jean Paul Sartre&Simone de Beauvoir (Özcan Erdoğan), William Shakespeare (Betül Dünder), Oscar Wilde (küçük İskender), Virginia Woolf  (Gonca Özmen), Leonardo da Vinci (Funda Aksüt), Sergei Yesenin&İsadora Duncan (Halim Şafak)

Murat Pabuç'un Yeni Kitabı "Dışarısı Bildiğiniz Gibi Değil" Yayımlandı

Etiketler:

 

Murat Papuç, bir subay, içeridedir. Dışarıya nasıl bakılması gerektiği öğretilmiştir. İçerisi dost, dışarısı düşmandır.

Zamanla içeriye de dışarıya da başka bir gözle bakmaya çalışır. Düşünür, sorgular, karşı koyar. İçerideki, düşman olarak suçlamayı göze alır. Sonra dışarıdadır. İçeriyi, dışarıyı, dost ve düşman tanımını yeniden kurmaya yönelir. Yaşamı, ölümü, korkuyu, acıyı, adaleti, eşitliği, özgürlüğü tartışır. İçerideki ve dışarıdaki orduyu, toplumsal sistemi ve içeriden dışarıya emekli bir yüzbaşının serüvenini anlatır.

Dışarısı bildiğiniz gibi değil deme gereksinimi duyar...

İçerisi de bildiğiniz gibi değil dercesine...

 

Murat Pabuç, İçerisi Bildiğiniz Gibi Değil, Yazılama Yayınevi 

http://www.yazilama.com

Ülkü Ayvaz Çocuklara "Kral Çıplaktır" Diyor...

Etiketler:

 

Geçimlerini komşu ülkelere domates satarak sağlayan bir ülkede yaşayanlar, kralları bütün komşularıyla kavgalı olduğu için kimseye domates satamazlar. Böylece köylüler giderek yoksullaşmaktadır. Köylüler domates sevmeyen krala karşı savaş açarlar. Sonunda canından bezen kral, halkını tanımaya ikna edilir. Kılık değiştiren kral, binbir oyunla köylülerin kurduğu birliğe başkan seçilir. Peki sonunda kim kazanır dersiniz?
Yanıtı kitapta.

Ülkü Ayvaz'ın "Yaşasın Gökkuşağı", "Teneke Şövalyeler", "Şahane Lunapark", "Gümüş Saçlı Altın Gözlü", "Karagöz ile Hacivat" adlı çocuk kitapları yayınevimiz tarafından yayınlanmıştı.

Ülkü Ayvaz'ın Kaleminden Çocuklara: Karagöz İle Hacivat

Etiketler:

 

Cem Yayınevi, Ülkü Ayvaz'ın hazırladığı "Karagöz ile Hacivat´la buluşturuyor bizi.

O ele avuca sığmaz Karagöz ile Hacivat, yüzlerce yıldır değerinden, eğlendirici ve öğreticiliğinden hiçbir şey kaybetmeden günümüze kadar gelmiştir. Şenlikli, coşku dolu bir kitap "Karagöz ile Hacivat".

Ülkü Ayvaz'ın "Yaşasın Gökkuşağı", "Teneke Şövalyeler", "Şahane Lunapark", "Gümüş Saçlı Altın Gözlü", "Domates ile Gözlük" adlı çocuk kitapları da daha önce Cem Yayınları'nca yayınlanmıştı.

Erendiz Atasü: ‘Tadını çıkarta çıkarta yazdım’

Etiketler:

Erendiz Atasü'nün yeni kitabı "İncir Ağacının Ölümü" Everest Yayınları tarafından yayımlandı. Kitap, peş peşe dört roman yayınladıktan, aşağı yukarı 10 yıllık bir zaman diliminden sonra ilk göz ağrısı öyküye dönüşü Atasü'nün. Biraz da kadınlığın her zaman her yerde geçerli olan halleri üstüne yazayım" dediği kerte...
Bilen bilir, gerçekçi bir feministtir Erendiz Atasü. Fikirlere, dünya görüşlerine, ilişkilere takım tutar gibi kapılan insanlardan olmadı asla. Peki salt politik mi öyküleri? Duruşunu korumakla birlikte hem evet, hem hayır!
Ama kuşkusuz "dengelerin kireçlendiği" noktadan sesleniyor kelimeleri. Boşuna demiyor, "Bütün dengeler -kişisel ya da toplumsal- beslenmezse, dengelere emek verilmezse, kendi hallerine terk edilirlerse, aşınır" diye.
Günümüzde, belli bir kentsel çevrede mantar gibi biten, küçük burjuva, köylülüğün geleneksel hayatı iğfal edildikçe ortaya çıkan bir tür kent insanını alabildiğine eleştiriyor öykülerinde.
Kötü ve bozuk olanı da yazmaktan yana evet. Haklı da... Gerçekten de, küreselleşme kıskacındaki 2000'ler Türkiye'sini kötülüğü, çarpıklığı, masum görünüşlü suç ortaklarını sergilemeden nasıl yansıtabilirsiniz ki!
Edebiyatı da bundan yola çıkarak şöyle tanımlıyor: "Edebiyatın önemli bir özelliği döneminin ruhunu yakalamak ve yansıtmaktır"
Gönüllü kurbanlara ya da kurban konumuna hiç karşı koymadan teslim olanlara itibar etmedi hiç. Ama koşullara hiç söz geçiremediğimiz, kurban psikolojisine değilse de kurban konumuna fiilen tıkılıp kaldığımız halleri de göz ardı etmedi. Onun için bu kitapta kurbanları da okursanız şaşırmayın. Unutmayalım ki kurbanlar da anlaşılmayı hak eder.
Erendiz Atasü ile "İncir Ağacının Ölümü" üzerine bir söyleşi yapmak güzeldi, umarım okuması da öyle olur...

Gamze AKDEMİR

- "İncir Ağacının Ölümü" ne kadar bir zamanlık emeğin, duygunun ürünü?

Metin Cengiz: Küreselleşmenin Şiire ve Edebiyata Etkilerini Araştırdığı Kitabı Yapısalcılık, postyapısalcılık, postmodernizm

Etiketler:

Metin Cengiz, bu kitabinda cagdas insanin yüz yüze geldigi küresellesme, postmodernizm vb. gibi önemli dünya sorunlarini birbiriyle ilintileri icinde, genis bir kültürel baglamda ele alip siir üzerine düsünürken, insani ve onun varlik endiselerini dogrudan etkileyen sosyopolitik, ekonomik, tarihsel ve felsefi düzlemi okura acar.

Marksist felsefenin siire sundugu genis olanaklarin farkinda bir usta sair olarak, poetikasinin önünü acmak üzere, köktenci bir bicimde degisen politik ve kültürel argümanlari edebiyat odagindan tartisir ve öylece anlamlandirmaya calisir.
Bu kitap, ülkemizde küresellesme ve postmodernizm gibi konularda edebiyat üzerinden düsünülmüs bir ilk kitap olma özelligi ile de entelektüel bir sairin cagina karsi sorumluluguna ve bunun olanaklarina isaret eder. Bu nedenle de, siirimizde her seyin yeni bastan tartisilmasini öneren ve olanakli kilan önemli bir düsünsel katkidir.

Metin Cengiz'den Unutulmayacak Şiirler Antolojisi

Etiketler:

Metin Cengiz'in bu şiirleri kendini özgürlük ve eşitlik için feda etmiş devrimcilere adanmış şiirlerdir. Okuyucu bu şiirlerle yakın dönemde faşizme ve emperyalizme karşı mücadele ederken işkence sonucu hayatını kaybetmiş devrimciler ile; 1970'li yıllarda halkın yükselen bilinçlenmesinin engellenmesi ve devrimci mücadelenin ezilmesi amacıyla ülkenin kana boyandığı, gencecik insanların hukuk kuralları çiğnenerek haksız yere darağaçlarına gönderildiği bir dönemde başkaldırılarıyla simgeleşmiş Yusuf Arslan, Ulaş Bardakçı, Sinan Cemgıi, Hüseyin Cevahir, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, İbrahim Kaypakkaya, Taylan Özgür ve ülkemizde devrimci mücadelenin unutulmaz ismi, büyük şair Nâzım Hikmet için yazılmış şiirlerdir.

Tekin Gönenç'in Yeni Öykü Kitabı: Babamın Bıyıkları Yoktu

Etiketler:

Yayınevimizce daha önce Gönlü Güvercinli Kadın, Aşk Konuşur Bütün Dilleri adlı şiir kitaplarıyla yakından tanıdığınız Tekin Gönenç, Gizdüşümler adlı öykü kitabının ardından yine yayınevimizce yayımlanan bir öykü kitabıyla okurlarını selamlıyor. Babamın Bıyıkları Yoktu'da şiirle içi içe geçen bir yaşamdan süzülen kesitler yer alıyor.'

Tekin Gönenç - Babamın Bıyıkları Yoktu (Varlık Yayınları, 2008)

Yaşar Seyman'ın Yeni Kitabı Fırat'a Mektuplar Yayımlandı

Etiketler:

Türkiye'de kadın hakları ve sendikal mücadele denilince ilk akla gelen isim Yaşar Seyman. Aynı zamanda sendikacı, politikacı ve yazar. Bir banka çalışanı olarak atıldığı yaşam mücadelesine bir sendika başkanı olarak devam ediyor. Sadece sendikacı olarak değil verdiği mücadale, o yaşamını mücadeleye adamış.

Fırat'a Mektuplar, yıllarını toplumsal mücadeleye adamış bir annenin, askerdeki oğluna yazdığı gönderilmemiş mektuplardan oluşuyor. Ama asker ocağındaki oğula duyulan hasrete dünyayı değiştiren kadınların destansı öyküsü de karışıyor. Kimler yok ki bu kadınların arasında: Clara Zetkin, Rosa Luxemburg, Maria Curie, Elenor Roosevelt, Florence Nightingale, Indra Gandi, Joan Baez, Simon de Beauvoir, Golda Meir, Leyla Halid, Nejla Said ve daha nice dünyanın dönüşümüne emek ve sevgi katan kadın...

Özcan Karabulut'un Romanı "Amida, Eğer Sana Gelemezsem" Yayımlandı

Etiketler:

Usta öykücümüz Özcan Karabulut'tan bu kez bir roman. Karabulut, siyasal yaşamını, muhalif kimliğini öykülerine yansıtarak kendine bir politik edebiyat alanı açmıştı. Amida, Eğer Sana Gelemezsem, bu çizgiyi sürdüren bir roman. Romanın kahramanı Arat, çocuk işçilerle ilgili bir çalışma için Diyarbakır'a gider. Orada tanıştığı ve etkilendiği bir kadına bir zamanlar kente hükümdarlık etmiş Amida'nın adıyla seslenir... Yasak aşk, kimlik ve aidiyet sorunu, kent yaşamının gizemi, siyasal çatışmalar arasında Arat'ı zor günler beklemektedir. Bugün Türkiye'de çatışan her kesime seslenen ve hiçbirini memnun etmeyeceği daha ilk satırlarında ortaya çıkan can yakıcı bir roman bu; tartışma yaratacak bir yapıt.

 

Arat insani olana itiraz etmiyor, ama sorun insani olanda düğümlenmiyor mu? Sorun, çocuğu çocuk, kocayı koca, tehlikeyi tehlike, aklı akıl, utançı utanç, vicdanı vicdan olmaktan çıkaran dürtünün ta kendisinde. Diyarbakır Amida gibi bir kadını çıkarıyor, Arat da gelip kadının kalbini çalıyor... Tuhaf bir durum, diye düşünüyor, şu anda Cenevre'de Leman Gölü'nün çevresindeki parklardan birinde ya da Prag'da, Karel Köprüsü'nde olmalıydım. Neresi olursa olsun, ama Diyarbakır'da ve Amida'yla değil. Deli cesaretine sahip olacak kadar genç değil, cahil cesareti içinse artık çok geç.

 

Barkot: 9789750709517
Sayfa:324
Etiket: 19,00 YTL
canyayinlari@canyayinlari.com

İçeriği paylaş