Üye Yayımı

Serdar Türkeli Yeni Avrupa Yazını'nın Yayın Kurulunda...

Etiketler:
İngiltere, A.B.D. ve Fransa’dan sonra Hindistan ve Japonya’da da yayımlanan Serdar Türkeli, Yeni Avrupa Yazını uluslararası yayınının danışmanlar kuruluna katıldı.

Serdar Türkeli, (Allen Ginsberg) Committee on Poetry, New York ve French Connection Press, Paris tarafından yayımlanan, Van Gogh’s Ear: Best World Poetry and Prose: The Love Edition’da “Instant of Wall Punches”, ve Van Gogh’s Ear: Best World Poetry and Prose: The Supernatural Edition’da “Existia: First Room” adlı eserleriyle okurlarla buluştu.

İngiltere, A.B.D. ve Fransa’dan sonra Taj Mahal Review Hindistan’da “Breakfast by Moonlight” ve Ginyu Quarterly Japonya’da “Ten Haiku” adlı on eseriyle yer alan alan Serdar Türkeli, daha önceki sayılarında Mehmet Murat İldan, İlhan Berk, Orhan Kemal, Murathan Mungan ve Birhan Keskin’e yer veren, günümüz avrupa yazınının önde gelen isimlerini okurlarına sunan Absinthe: New European Writing uluslararası yayınının editörel danışmanlık grubuna katıldı.

Yazar, A.B.D.’de söz konusu yayında, 2006 yılında “Rattle” adlı ve 2006-2008 yılları arasında “Munich (Erased Universes)”, “Punctuation Marks”, “Three Cracks” adlı eserleriyle Jack Kerouac School of Poetics menşeyli The ADR’da yer almıştı.

"Dâhiler ve Aşkları"ndan Sonra "Tarihi Liderler ve Aşkları" da Çıktı...

Etiketler:
Bu kitapta; tarihte iz bırakmış liderlerin yaşadıkları aşk ve birlikteliklerin, onların hayatları üzerindeki rolüne eğildik. Ayrıca, liderlerin aşkları paralelinde tarihin akışına, yıkılan ve kurulan imparatorluk ve krallıkların serüvenine, modern devletlerin katmanlarına da ayna tutmaya çalıştık. Yaşanan aşkların liderlerin özel hayatlarını, bireysel dünyalarını nasıl etkilediğine odaklanırken, devletlerin ve toplumların aşkın yarattığı fırtınalardan aldıkları etkileri de ihmal etmemeye çalıştık. Daha önceki kitabımız Dâhiler ve Aşkları’nda olduğu gibi Tarihi Liderler ve Aşkları’nda da çok değerli şair ve yazarlarımız sağlam kaynaklara dayanan anlatımlarıyla bir bütün oluşturdu. Aşk’ın ve İktidar’ın yanı sıra görkemli bir tarih yolculuğuna da çıkabileceğiniz kitapta, “Aşk mı, iktidar mı?” sorusuna verilen “yaşanmış yanıtlar”ı bulacaksınız.

Kronolojik bir tarih dizini ile sunulan liderler: Nefertiti (Emel İrtem), Ramses (Halim Şafak), Gotama Buddha (Semra Çeçen), Büyük İskender (Halim Şafak), Spartaküs (Halim Şafak), Kleopatra & Jül Sezar & Marcus Antonius (Funda Aksüt), Neron (Yakup Öztürk), Attila (A.Galip), Jüstinyen & Theodora (Ferhat Uludere), Cengiz Han (A.Galip), II. Edward (Korkmaz Uluçay), VIII. Henry & Anne Boleyn (Burcu Ağırdemir), Kraliçe I. Elizabeth (Ceren Şanlıdağ), Kanuni Sultan Süleyman & Hürrem Sultan (Melike Koçak), Şah Cihan & Mümtaz Mahal (Atakan Yavuz), Çar I. Petro & Çariçe I. Katerina & Baltacı Mehmet Paşa (A.Galip), Napoléon Bonaparte (Derya Önder), Abraham Lincoln (Elif Bereketli), Kraliçe I. Victoria (Barış Behramoğlu), Mahatma Gandhi (Özcan Erdoğan), Vladimir İlyiç Lenin (Aziz Kemal Hızıroğlu), Winston Churchill (Özlem Bayat), Josef Stalin (Halim Şafak), Lev Troçki (A.Galip), Mustafa Kemal Atatürk (Fatma Gizem Asiltürk), Benito Mussolini (Nicola Verderame), Adolf Hitler (Özcan Erdoğan), Mao Zedung (Asuman Susam), Juan Domingo Peron & Eva Peron (Ceren Şanlıdağ), John F. Kennedy (Cenk Gündoğdu), Nelson Mandela (Gonca Özmen), Şah Muhammet Rıza Pehlevi & Prenses Süreyya (Makbule Aras), Fidel Castro (İzlem Oral), Che Guevara (Nihat Ateş), Prenses Diana (Sibel Oral).

Hikmet Temel Akarsu'nun Yeni Romanı Nihilist (Reddedilenlerin Risaleleri) Yayımlandı

Etiketler:
“Nihilist”; avangard edebiyat ve marjinal kültür alanlarında verdiği roman, öykü, oyun, deneme, hiciv gibi eserleriyle dikkatleri üzerinde toplamış Hikmet Temel Akarsu’nun, birçok ilkleri bağrında toplayan özgün bir romanı.

Vahiyler aldığını ve “Reddedilenlerin Mesihi” olduğunu iddia eden bir “seçilmiş”(?!) in başarısız seyr-ü serüvenini anlatan roman aynı zamanda tarihsel izlekleri panaromik olarak yansıtan bir tükeniş öyküsü.

Olayların kimi arkaik ruhban metinlerinde görüldüğü gibi ölçüsüz bir “anakronizma” ile aktarıldığı roman, “Reddedilenlerin Risaleleri”ni yazmaya kendini adamış bir muhalifin trajikomik tükenişini anlatırken günümüz dünyasının sorunsallarına ve ademoğlunun içsel buhranlarına çarpıcı göndermeler yapıyor; betimlemeler getiriyor.

On dokuz uzun kıssanın birleşiminden oluşan romanda her bir kıssada, münferiden, apayrı bir felsefi izlek bulabilmek kabil. Fakat tüm hikayeler birleşip bir roman bütünselliğinde ortaya çıktığında algıladığımız duygu bambaşka bir ruhsal haletten izdüşümler sunuyor.

Yolu Konstantinopolis’a kadar ulaşan “rate” Ortaçağ keşişi sergüzeştini mukaddes ayetler gibi parşömenlere dökmeye çabalarken bize binbir insanlık durumunu yeniden tartışma imkanını sağlıyor. Anlatısında giderek artan düzeyde duyumsanan mağlubiyet, feragat ve beyhudelik duygusu ise insanlığın başından beri hiçbir zaman yakamızı bırakmamış karabelayı bir kez daha getirip yaşamlarımızın odağına yerleştiriyor: “Nihilizm!”

Adnan Gerger'in Romanı "Faili Meçhul Öfke" Çıktı...

Etiketler:
Faili Meçhul Öfke, aşkla ve direnerek “beklemeyi” bilenlere adanan bir roman... Beklemeyi romanda toplumsal bir niteliğe dönüştüren yazar, felsefi ve estetik yapısını da tartışmaya açıyor.
Faili Meçhul Öfke, aşk romanı değil, polisiye hiç değil. Tarihsel bir roman mı? Belki... Faili Meçhul Öfke romanında aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihini anlatırken aynı zamanda o günlerden bu günlere gelen toplumun sosyolojisi yansıtılıyor. Romanda, polisiye romanlardaki girift kurgusu bu nedenle oluşturuluyor ve düşünsel kalıplar halinde okuyucuya aktarılıyor...
Faili Meçhul Öfke, bireyin umutla ve güzel günleri beklerken “aşkı” nasıl yaşadığı, toplumsal sorunlar sarmalından çıkmak için insanların içindeki saflığı da nasıl yaşattığı alabildiğine gözler önüne seriyor.
Bu roman, aslında hâlâ sözcüklerinin henüz bitmediğini, “bizim de söyleyecek bir sözümüz var” diyebilenlerin bir romanı... Bu roman, 12 Eylül döneminde gözaltına alınan o gencecik çocuklara nasıl işkence yapıldığını ve o çocukların nasıl direndiklerini anlatıyor. Aynı zamanda devletin içerisinde devleti koruyormuş gibi davrananların aslında kendi iktidarlarını nasıl acımasızca, zalim ve kirli bir şekilde korumaya çalıştıklarını ve bu iktidarlarını korumak için de aynı zamanda kendi içlerinde nasıl çatıştıklarını, özce bu ülkede son otuz yılda neler yaşandığını hatırlatmakla kalmıyor, bu günlere sarkan serüvenini de bize yaşatıyor.
Faili Meçhul Öfke romanı, birbirilerini mecnun gibi seven Leyla’yla Mazlum adındaki iki gencin olaylara tanıklığını yaşamlarının bir anlamı olarak karşımıza çıkarıyor. Öyle ki, bu romanı okuyan herkes bu mecnunluğu, bu tanıklığı, Leyla ve Mazlum’la birlikte paylaşacak ve son 30 yılın tüm günahlarının vebalini kendi boyunlarında hissedecek.

Adnan Gerger'den Bir Araştırma Kitabı: "Dağların Ardı Kimin Yurdu"

Etiketler:
“Dağların Ardı Kimin Yurdu” bir araştırma kitabı. Etnoarkeolojik, etnografik, folklorik ve demografik bir kitap. Çoğu kez bilimsel kaynaklardan alıntılarla kimi zaman gözlemlerle Kürtlerin yaşamsal olgularını anlatan bir kitap.
Bu kitap, bir soru üzerine yazıldı? “Neden?”
“Neden” diyor, gazeteci-yazar Adnan Gerger;  “Bu kadar çok tartışılan, bu kadar çok gündemde olan ve bir ülkenin geleceğinde bu kadar çok önemli rol oynayan Kürtlerin yaşamını, kimliğini irdeleyen bir kitap neden yok?”
Gazeteci-yazar Adnan Gerger, yine kendisine sorduğu soruların yanıtını yine kendisi aramaya başlıyor 25 yıl önce.
Beş yıl boyunca bir gazetecinin heyecanıyla, merakıyla, duyarlılığıyla yurtiçi ve yurtdışında gezdiği illerde, kasabalarda, köylerde notlar aldı, bilgiler topladı, tanıklık ettiği yaşamsallığı (kılık kıyafetleri, yemekleri, düğünleri, kan davası ve barışını, örf ve gelenekleri vs vs vs…) biriktirerek sonunda bu kitabı oluşturdu.
Dağların Ardı Kimin Yurdu’nun, 1991 yılında yayınlandığında o zamanlar gerek kendi alanında o zamanlar bir ilk olması, gerek konuların objektif ve yalınlığıyla ele alınması nedeniyle büyük ilgi görmesine neden oldu. Yazar Gerger, kitabın zaman zaman yeniden basılma tekliflerini geri çevirdi. Buna neden kitabın daha da genişletme isteğiydi.
Babil Yayınları, kitabın güncelleştirilmiş ikinci baskısını sadeleştirilmiş ve bazı eklemeler yapılmış olarak sadece araştırma yapanlar için ya da sadece bu kültür ve halkla ilgili daha çok şey öğrenmek isteyenler için de değil, bu alandaki bir boşluğu doldurmak için bir daha yayınlıyor.

KİTABIN ÖNSÖZ’ÜNDEN ALINTI

Hakan İşcen’in İlk Romanı Aşkın Haçsız Seferi Yayımlandı

Etiketler:
“... hoyratça aransa üstümüz
sinsice eşelense cebimiz
hiçbir şey çıkmazdı birbirimizden başka;
ne ihanete, ne sadakate
bulamazlardı bir kanıt
biz; birbirimize görünür
birbirimize kokardık...”

Onlar ki, bir çocuk kadar kirli, bir çocuk kadar temizdiler. Amsterdam’dan Hong Kong’a, Cihangir’den Bozburun’a, gittikleri her muhbir şehrin gözünü bağlayarak, saklandılar, kaçtılar, kendi dillerini, kendi dinlerini yarattılar...
Onlar ki, ölümün serçeparmağına giren kıymıktı; şeytanın hıçkırık tutması; Tanrı’nın göz seğirmesi... Yegâne zaferleri ihanetleriydi.
Onlar ki, onca zaman onca çaba, sadakatin ipine sarılarak çıktıkları kuyuya aşkın saçının teline tutunarak güle oynaya inerken, küstahça hadlerini aştılar: Birbirlerini birbirleri için yarattılar!..
Bu onların hikâyesi. Buğu’nun ve Çizgi’nin...

Hakan İşcen’in ilk romanı Aşkın Haçsız Seferi, 25 bölümden oluşan, yazara ait 25 şiirden yapılan alıntılarla kurgulanmış. Gölge Kadınlar ve Gölge Adamlar’a adanmış bir meçhul âşıklar manifestosu...

Halil İbrahim Özcan'ın Yeni Romanı "Küller Arasında" Yayımlandı

Etiketler:
“Ben sana ne diyebilirim ki Aram? Şimdiye kadar yoktu böyle şeyler, gavurmuş, Müslüman’mış… Güneş hepimizin üstüne doğardı. Seher yeli hepimizin yeliydi. Yağmurlar, karlar hepimizin üstüne yağardı; sana ayrı, bana ayrı yağmazdı gökten. Seçmezdi gavura az yağayım, Müslüman’a çok yağayım diye. Bereket, kuraklık, yoksulluk hepimiz için değil miydi? Ne oldu da birbirimize düşürdüler bizi böyle Aram?”
 

Elinizde tuttuğunuz bu roman, 1915 Tehcir Kanunu’yla Haçin’den sürgüne gidenlerden bir kısmının 1918’de yeniden Haçin’e dönmelerini ve döndükten sonra yaşadıklarını hüzünlü ve tarafsız bir dille anlatmaktadır. Hem gelenler, hem de orada kalanlar için hayat çok farklılaşmıştır artık. Sürgünün acı dili, artık başka şeyler söylemektedir doğdukları topraklarda. 
Bu döneme dair bilinen ve bilinmeyen olayların örgüsü içinde Ermenilerin ve Türklerin bin yıllık kardeşlik duygusu, ne acıdır ki tarihin terazisinde dilini değiştirmiştir. Aynı toprağı paylaşan, aynı havayı soluyup, aynı şeyleri yiyip içen iki halk birbirlerine düşman kesilmiş, yaşanan ortak acılar iki halkı birbirinden ayırmış ve etkisi günümüzde de devam eden olayların tohumlarını atmıştır. Bu kitap, Türkler ve Ermeniler arasında yaşanan olayları her iki tarafı da ne överek ne de yererek tarafsız bir bakış açısıyla siz okurlarımıza sunmaktadır.
Yaşanılanlar, gelecekte ışık olsun diye…

Bozcaada Öyküleri

Etiketler:
Hazırlayan Kadir Aydemir
YİTİK ÜLKE YAYINLARI, Eylül 2009, 205 sf.


“Bozcaada’ya gitmek…” İki sihirli sözcük. Ada orada bizi bekliyor her zaman. Tek yapmamız gereken bir sırt çantası hazırlamak belki, belki de hiç düşünmeden ilk otobüse yer ayırtmak. “Bozcaada Öyküleri”, gidenler, gidemeyenler ve hep gitmek isteyenler için kaleme alınmış bir kitap. Uzun bir çalışmanın ürünü olan bu eşsiz kitap elinizden düşmeyecek. Tıpkı ada gibi; çantanızda, kütüphanenizde, ofisinizdeki sıkıcı çekmecenizde hep sizi bekleyecek. Okuduğunuz her öyküde daha derin bir nefes alacaksınız. Dar sokaklarıyla, üzüm bağları ve ünlü şaraplarıyla, Polente feneriyle, dev rüzgârgülleri ve kalesiyle olduğu kadar yaşanan aşklarıyla da Bozcaada sizleri çağırıyor. Sayfaları çevirin ve kaçın bu kentten…

Dragan Dragojlovic'in Şiirleri Ayten Mutlu ve Figun Dinçer'in Çevirisiyle Yayımlandı

Etiketler:
Dragan Dragojlovic 1941 yılında Sırbistan’da dünyaya geldi. Belgrad Üniversitesi’nde Ekonomi Bölümünde yüksek lisansını tamamladıktan sonra, ekonomik planlamada çalıştı ve hükümetin Din Bakanı ve Avustralya’da elçisi olarak hizmetlerde bulundu. Çocuk kitapları ve iki romanın dışında 16 şiir kitabı da yayınlandı. Kitapları Arnavutluk, Avustralya, Almanya, İtalya, Makedonya, Romanya ve Amerika’da da çevrilerek yayınlandı. Pek çok edebiyat ödülü alan Dragojlovic, Belgrad’da yaşıyor ve şu an İvo Andrid Vakfı’nın yöneticisi olarak çalışıyor.

Ölümün Anayurdu şairin en önemli kitabı. Artshop yayıncılık bu değerli kitabı Dr. Figun Dinçer ve Ayten Mutlu’nun özenli çevirisiyle okurumuza sunuyor.


ÖLÜMÜN ANAYURDU-DEAFH’S HOMELAND
TÜRKÇEe-İNGİLİZCE
İstanbul 2009
128 sayfa
Artshop Yayınları

Salih Aydemir'in Yeni Şiir Kitabı Dilbendi Yayımlandı

Etiketler:
Salih Aydemir, çağdaş şiirimizin genç, gür ve duru seslerindendir. Dünyayla sorunlu bir şiiri var. Farkındalığın sıkıntısını dile sığdırmaya gönül indirmeden kendi diline doğru sürüklenmekte, oradan karşı-dil kurmaktadır. Bir estetik deneyimin nasıl uçlara vardığını ise bu şiirlerle izlemek gerekiyor. Okur; berrak, duru, yalın bir söyleyiş içinden meselesi olan bir şiire nasıl varıldığına tanıklık edecektir. Şiirsel dilin örgütlenmesi ve şiirsel anlam açısından da örnek sağlamlıkta bir toplam sunuyor.



lav çiçeği

tohumlar büyüdü
yaş tut kapıları
içinde çınlayan gök
kanat çırptı odalara

köşeler kuruldu
hecelerin kıvrımında
o gök ki
eğriler saldı pencerelere

kabuklar inceltti ayakları
içli düşler toprağa kalıyor

evi hazırla yaş tut
İçeriği paylaş